Bundan tam 106 yıl önce, yani 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığında aslında sadece bir bina açılmadı. O gün bu millet, kendi kaderini eline aldı ve dünyaya “ben buradayım” dedi. Vali Atilla Toros da bu anlamlı gün için yayınladığı mesajda tam olarak bu ruhun altını çiziyor. Meclis’in açılışı, bizim tarihimizde sıradan bir takvim yaprağı değil, resmen küllerinden doğan bir milletin imzasıdır.
Milli Mücadele’nin o en zor zamanlarında, her şey bitti dendiği anda kurulan bu meclis, bağımsızlık yolunda yürüyen herkes için bir ışık oldu. Atilla Toros mesajında, meclisin sadece bir yönetim yeri olmadığını, aslında bir direnişin adı olduğunu hatırlatıyor. Sadece bizim için de değil, dünyada özgürlük hayali kuran bütün mazlum milletlere örnek olan bu duruş, 106 yıldır hiç sönmeyen bir meşale gibi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyo.
Tabii bu günü en özel kılan şeylerden biri de Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesi. Dünyada eşi benzeri olmayan bu hareket, geleceğimiz olan çocuklara ne kadar çok güvenildiğinin en net kanıtı aslında. Vali Toros da mesajında çocuklara duyulan bu sarsılmaz inancın altını kalın çizgilerle çizmiş. Onlar bizim yarınımız, en büyük umudumuz.
Mesajın sonunda Vali Atilla Toros, sadece bizim çocuklarımızın değil, tüm dünya çocuklarının bayramını en içten dileklerle kutladığını belirtti. Sağlık, huzur ve başarı dolu yarınlar dileyen Vali, bu mirası korumanın nekadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Meclisimizin kuruluş ruhu ve çocukların neşesi birleşince ortaya çıkan bu tablo, geleceğe daha umutla bakmamızı sağlıyor, işte o detaylar ve mesajın özü bu şekilde.